Şeker Hastalığı
Şeker
hastalığı vücuttaki karbonhidrat (şeker) metabolizmasının bozulmasından
ileri gelen bir hastalıktır. Kanda normal halde % 70-110 mg olan şeker,
şeker hastalığında % 500 mg'a hatta daha yüksek miktarlara çıkabilir.
Aynı zamanda, şeker idrara da geçer. İdrarda, hafif vakalarda % 1 gram,
ağır vakalarda % 10 gram glikoz bulunur. Şekeri fazla olduğu için
koyulaşan idrarı organizma sulandırmaya çalışır, böylece idrarın
miktarı çok yükselir.
Şeker hastalığının sebebi pankreas hormonunun
eksikliğidir. Pankreasın etkili maddesi kana saldığı 'insülin' dir. Bu
hormonun azalması, ya da bütün bütün yok olması kandaki şekerin
yükselmesine, şekerin idrara geçmesine yol açar. Şeker hastalığı her
yaşta olabilirse de en çok 50-60 yaşları arasında görülür.
Çok su
içmek, sık sık küçük aptese çıkmak, çok yemek yemek şeker hastalığının
başlıca belirtileridir. Çıkarılan idrar günde 3-4 litreyi geçer. Aşırı
susama hastaya ıstırap verecek derecededir. İştahın artmasına, çok
yemek yemeye rağmen hastalar kilo kaybettikleri gibi son derece halsiz,
dermansızdırlar. Çünkü kanda şeker çoksa da, dokulada yakılamaz,
şekerin idrarla çıkması sürekli enerji kaybına yol açar. Hasta yemekten
sonra bir uyuşukluk, çoğu zaman bacaklarında ağrı hisseder. Derileri
kurudur, saçları çabuk aklaşır.
Böbrek kandaki şekeri süzerken
sulandırmak zorunda olduğundan, şeker hastalarında idrar artar.
Organizma çıkan suyu karşılamak ihtiyacındadır, böylece hastalar sık
sık susayarak su içerler.
Şeker hastalığında, kanda fazla şeker
bulunmasına rağmen, dokularda yanma işide bozulduğundan hastalar boyuna
acıkırlar. Çok yerler, gene de doymak bilmezler, yemekten sonra da
çabuk acıkırlar. Şekerin dokularda yeteri kadar yanmaması hastaları
halsiz, dermansız bırakır, hatta zayıflamalarına yol açar.
Şeker Hastalığının tehlikeli halleri:
Koma:
Kandaki şeker % 300 mg'ın üstüne çıkınca, hastalıktan dolayı meydana
gelmiş bir çok zararlı maddelerin de etkisiyle, hasta şuurunu kaybeder,
komaya girer. İnsülinin keşfinden önce şeker hastalarının %50'si bundan
dolayı ölürdü. Günümüzde iyi tedavi edilen, devamlı kontrol altında
bulunan hastaların komaya girmesi enderdir. Komada bulunan hasta
insülin şrınga edilerek kurtarılır.
İkinci bir koma şekli de kandaki
şekerin çok düşmesiyle olur. Bu hal tedavi sırasında fazla insülin
yapılanlarda görülür. Başlangıçta bir huzursuzluk, terleme vardır.
Sonra sara gibi kasılmalar olur, en sonunda hasta komaya girer. Tedavi,
birinci tipin aksine hastaya glikoz vermekle yapılır.
Damar sertliği: Şeker hastalığı olanlarda çoğunlukla damar sertleşmesi olur. Kan basıncı (tansiyon) yükselir. damarların daralmasıyla kalpte anjin ağrıları, enfarktüs olabilir. Bacaklarda dolaşımın azalması ayak tabanında yaraların çıkmasına sebep olur. Bu yaralar gangrene kadar gidebilir. Göz damarlarındaki değişiklikler görme bozukluklarına yol açar.
Sinir sistemi bozuklukları: Hareket ve duygu sinirlerinde nevritler görülür. istem dışındaki vejetatif sistemde de çeşitli bozukluklar olur.
Deri Bozuklukları: Şeker hastalığı olanlarda sık sık çıbanlar çıkar, kolay kolay geçmez. Deride kaşıntı vardır. özellikle kadınlarda dış üretim organında bu kaşıntı dikkati çeker.
Verem: Şeker hastalığı olan kişiler vereme kolaylıkla yakalanırlar. Her iki hastalığında bir arada başlaması çok sık görülür. Hastaların muayenesi yapılırken göğüs röntgeni incelemesi asla unutulmamalıdır.
Şeker hastalığında tedavinin amacı, hastayı aşağı yukarı şekersiz bulunduran bir besin düzeniyle normal beslemeye yöneltmektir. Önce ya insülinli ya da insülinsiz bir besin düzeni tespit edilir. Yapılacak önemli besin kısılması, şekerin, şekerli, nişastalı maddelerin yiyecekler arasından çıkarılmasıdır. Sonra hastaya, yiyeceklerin düzenlenmesi, idrar muayenesi usulleri, gerekirse kendi kendine insülin yapması, çıkabilecek tehlikeli durumları nasıl karşılayacağı öğretilir.
(Konuyla ilgili sık aranan kelimeler; diyabet, diabet, şeker için, şeker hastalığı tedavisi)
